1 Milyon dolarlık tazminat açmak artık son günlerin vazgeçilmez trendi... Kime kafan bozulursa anında bir dava aç... Ne var ki bunun da hatırı sayılır bir faturası var. Sormazlar mı adama, maksadın madem onurunu kurtarmak, o zaman açarsın 3 kuruşluk bir dava, hem fazla harç parası vermekten yırtarsın, hem de dava açtığın adamı en başından madara etmek zevkini yaşarsın...Editör/sc
Sevan Çamlıca'nın yazılarını  okumak için tıklayınız
Bu siteden sadece gerçekler okunur
Firdevs Ersoy'un yazılarını okumak için tıklayınız
English
Russian
Germany
France
İtaly
Chinnes
İspanyolca
06 Eylül  2010 Pazartesi
Çakma Magazin portalları 
Devamı
Çorak
Gönüller  Devamı
GENÇ MAGAZİNCİLERE ALTIN ÖĞÜTLER
Bu  tavsiyeleri  yapması  gereken  ağabeylerimizin  büyük çoğunluğu  terk-i  diyar  ettiler… Hayatta  kalanlar  ise  köşelerine  çekilmişler veya  face book'ta  zaman  öldürüyorlar… Bizim  jenerasyonumuzdan  arkadaşlarımızın bazıları hala  inatla  görev  başındalar.. Bazıları da  tüccarlıkla gazeteciliği bir  arada  götürmeye  çalışırken, diğerleride kredi  kartı mağduru olmamak  için cansiperane bir şekilde saldırıyorlar…
Okullu  veya  alaylı onlarca genç adamın  eline  fotoğraf  makinesi  veya mikrofon tutuşturan  magazin müdürleri veya  şefleri, bu  çocukları kurtlar sofrasına  atarken, günün birinde yanında  çalıştırdığı  adamı  karşısına alıp hiçbir tavsiyede  bulunmaz. Sadece, "Yırt, parçala, haberi  getir" der. Haberi getirmek tamamda, bunun yolunu yordamını göstermezler. İki  kelimeyi  bir araya getiremeyen genç adam ise, ünlü  veya  ünsüz  sanatçı  milletinin karşısına  çıktığı  zaman haliyle  madara olur.
*Kariyerinize  artı  getireceğinizden  emin  olsanız bile yalan bir haber  yapmayın. Belki üstünüzdekiler kendi çıkarları doğrultusunda sizi bu  şekilde yönlendirebilirler. Ne  var ki  işin sonunda  kendileri zeytinyağı  gibi  su  üzerine  çıktıklarında siz iyot gibi açıkta kalırsınız. Olan size olur yani. Siz doğrusunu yazın, hatta  gerekirse doğru  olanı ilerde kendinizi  aklayabileceğiniz bir şekilde saklayın… Şimdi ki  teknolojiyle  bunu  yapabilirsiniz
*Samimiyet, arkadaşlık ve  paylaşım son  derece  insanı  duygular. Fakat bu  duyguları  sanatçı  milleti  ile dozunda  ve  yeterince  paylaşmazsanız günün birinde hüsrana  uğramanız  kaçınılmazdır. Yeni  yetmesinden  en eskisine  kadar, sahne  tozunu  yutmuş  kim  varsa  büyük çoğunluğu vefasızdır  gerçeğini  aklından  çıkarmayacaksın. Tabii  ki bunların  içinde  son  derece  düzgün,  kaliteli  insanlar  var… Toparlarsak, bunlarla  ailevi  sırlarını,  ilişkilerini, işyerindeki  olası  sorunları vs vs,  asla  paylaşmaman  gerekiyor. Gün  olur ki,   iyi niyetinle  anlattıkların bumerang  gibi  gelir  seni  vurur.
*Sahne  ve müzik dünyası,  genç ve  deneyimsiz bir  magazin gazetecisi  için son derece tehlikeli  bir  mecradır. Bu  tehlikeyi  sinema  ve  tiyatro  için  söylemiyorum. Sahne ve  müzik dünyasının şaşaalı, göz kamaştırıcı  dünyası genç  arkadaşlarımızın  bir çoğunu  olumsuz  bir  biçimde  etkiler. Rüyasında bile  göremeyeceği insanların  ve  ortamın  büyüleyici  etkisiyle  bir  anda  dumura  uğrayabilir. Bu  sarsıntıdan  çabuk kurtulup,  kendisini sadece  işine verenler olduğu  gibi, gece hayatında masalara  çerez  olarak hayatını  bitirmiş epeyi  ağabeyleriniz, ablalarınız  vardır. Sağlam bir duruş ve  iyi gazetecilik peşinde  iseniz mesele yok. Bu  kirliliği  solumadanda  işinizi  yapabilirsiniz.Editör
Yazının tamamını  okumak için tıklayın
* MAYMUN MUHABBETİ
* KADIN ERKEK MANİFESTOSU
* BU NASIL BİR HELALLİK PARASIDIR
*ERKEKLER KADINLARIN NERESİNE BAKAR?
*İNTERNET ÖZÜRLÜ SANATÇILAR
*BİZ BU HALİNİZİ DAHA ÇOK SEVMİŞTİK
*MAHSUN'UN AKILLI BİNASI
*YANLIŞ YAPTIN GARİPOĞLU
*BEŞİKTAŞ SEYİRCİSİNE YAKIŞMADI
*SAKIN KLARNETÇİYE DÖNME
*OLMADI VOLKAN
TEK TİP BIYIK
ŞAŞKIN KÖŞE YAZARI
VOLKANİK PATLAMA
HANDE YENER'İN DON MERAKI
VODAFONE YANILIYOR
BİR PRESTİJ HİKAYESİ
BENCE ASKERLİK YAPIN
KÜFÜR YOK
İŞTE BENİM AHMETİM
İŞTE LİNET GERÇEĞİ
E YANİ PES SEDA
KALIPSIZLAR
VOLKAN ÇARK ETMEZ
Geçmiş bugüne
ışık tutuyor Devamı
Müzik sektörünü tıkayanlar
Devamı
Kısa
Yolda Bir Yaşam Devamı
   Copyright © Sevh Halkla İliskiler 2009       
Bu internet sitesi  basın ahlakı, hukuk kuralları, insan hak ve özgürlüklerine sonuna kadar uyacaktır.  Bu siteden yönlendirilen linklerden sevancamlica.com sorumlu değildir. sevancamlica.com'da  sadece EDITÖR tarafından kaleme alınan yazılar kaynak gösterilerek ve aslına sadık kalınarak kullanılabilir. Sitemizde yazan yazarların, yazıları ile sorumlulukları kendilerine aittir. sevancamlica.com bu yazılardan ötürü sorumlu tutulamaz.  Bu siteyi 1024 x 768 çözünürlükte izlemeniz tavsiye  edilir.
İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında düzenlenen Dünya Barış Günü Özel Konseri’nde Zülfü Livaneli ve Yunan sanatçı Maria Farantouri İzmirli sanatseverlerle buluştu. Yaklaşık 30 yıldır Türkiye’nin yanı sıra ABD, Fransa, Almanya, İsveç, Finlandiya başta olmak ... Devamı...
Basın danışmanı
ne demek
Devamı...
Ekonomi striptiz
yapıyor
Devamı
TAM SAHA PRES
BARIŞ ŞARKILARI
TEKNOLOJİ HABERLERİ
GEREKLİ YAZILIMLAR
Programlar inndir.com sitesinden temin edilmektedir. ,  bununla birlikte virüs taramasından geçirmeniz tavsiye edilir
ATV  YAYIN AKIŞI
KANALD  YAYIN AKIŞI
STAR YAYIN AKIŞI
SHOW TV YAYIN AKIŞI
FOX TV YAYIN AKIŞI
TRT YAYIN AKIŞI
CNN TÜRK YAYIN AKIŞI
FLASH TV YAYIN AKIŞI
HABERTÜRK TV YAYIN AKIŞI
KANAL 1  YAYIN AKIŞI
KANAL 7 YAYIN AKIŞI
KANAL A YAYIN AKIŞI
NTV YAYIN AKIŞI
SKY TÜRK YAYIN AKIŞI
TGRT HABER AKIŞI
TV 8 YAYIN AKIŞI
KANAL TÜRK YAYIN AKIŞI
ATV  YAYIN AKIŞI
KANALD  YAYIN AKIŞI
STAR YAYIN AKIŞI
SHOW TV YAYIN AKIŞI
FOX TV YAYIN AKIŞI
TRT YAYIN AKIŞI
CNN TÜRK YAYIN AKIŞI
FLASH TV YAYIN AKIŞI
HABERTÜRK TV YAYIN AKIŞI
KANAL 1  YAYIN AKIŞI
KANAL 7 YAYIN AKIŞI
KANAL A YAYIN AKIŞI
NTV YAYIN AKIŞI
SKY TÜRK YAYIN AKIŞI
TGRT HABER AKIŞI
TV 8 YAYIN AKIŞI
KANAL TÜRK YAYIN AKIŞI
ATV  YAYIN AKIŞI
KANALD  YAYIN AKIŞI
STAR YAYIN AKIŞI
SHOW TV YAYIN AKIŞI
FOX TV YAYIN AKIŞI
TRT YAYIN AKIŞI
CNN TÜRK YAYIN AKIŞI
FLASH TV YAYIN AKIŞI
HABERTÜRK TV YAYIN AKIŞI
KANAL 1  YAYIN AKIŞI
KANAL 7 YAYIN AKIŞI
KANAL A YAYIN AKIŞI
NTV YAYIN AKIŞI
SKY TÜRK YAYIN AKIŞI
TGRT HABER AKIŞI
TV 8 YAYIN AKIŞI
KANAL TÜRK YAYIN AKIŞI
ATV  YAYIN AKIŞI
KANALD  YAYIN AKIŞI
STAR YAYIN AKIŞI
SHOW TV YAYIN AKIŞI
FOX TV YAYIN AKIŞI
TRT YAYIN AKIŞI
CNN TÜRK YAYIN AKIŞI
FLASH TV YAYIN AKIŞI
HABERTÜRK TV YAYIN AKIŞI
KANAL 1  YAYIN AKIŞI
KANAL 7 YAYIN AKIŞI
KANAL A YAYIN AKIŞI
NTV YAYIN AKIŞI
SKY TÜRK YAYIN AKIŞI
TGRT HABER AKIŞI
TV 8 YAYIN AKIŞI
KANAL TÜRK YAYIN AKIŞI
ATV  YAYIN AKIŞI
KANALD  YAYIN AKIŞI
STAR YAYIN AKIŞI
SHOW TV YAYIN AKIŞI
FOX TV YAYIN AKIŞI
TRT YAYIN AKIŞI
CNN TÜRK YAYIN AKIŞI
FLASH TV YAYIN AKIŞI
HABERTÜRK TV YAYIN AKIŞI
KANAL 1  YAYIN AKIŞI
KANAL 7 YAYIN AKIŞI
KANAL A YAYIN AKIŞI
NTV YAYIN AKIŞI
SKY TÜRK YAYIN AKIŞI
TGRT HABER AKIŞI
TV 8 YAYIN AKIŞI
KANAL TÜRK YAYIN AKIŞI
ATV  YAYIN AKIŞI
KANALD  YAYIN AKIŞI
STAR YAYIN AKIŞI
SHOW TV YAYIN AKIŞI
FOX TV YAYIN AKIŞI
TRT YAYIN AKIŞI
CNN TÜRK YAYIN AKIŞI
FLASH TV YAYIN AKIŞI
HABERTÜRK TV YAYIN AKIŞI
KANAL 1  YAYIN AKIŞI
KANAL 7 YAYIN AKIŞI
KANAL A YAYIN AKIŞI
NTV YAYIN AKIŞI
SKY TÜRK YAYIN AKIŞI
TGRT HABER AKIŞI
TV 8 YAYIN AKIŞI
KANAL TÜRK YAYIN AKIŞI

Tüm yayın akışları için tıklayınız
SEVDİĞİM ERMENİ OLABİLİR
ASLINDA KAÇ YAŞINDALAR
Haberin devamı için  tıklayınız
MAKYAJSIZ HALİ
Haberin devamı için  tıklayınız
PERİHAN SÖZEN
KOLTUK ALTLARI
RESİM GALERİSİ
Galeri için  tıklayınız
Devamı  için tıklayınız
Sevan Çamlıca'nın yazılarını  okumak için tıklayınız
Sevimli dostlarımız
Devamı
Üç yıl aradan sonra “72. Koğuş” isimli filmle sinemaya dönmeye hazırlanan Hülya Avşar, projeye yeterince konsantre olacağına inanmadığı yönetmeni değiştirtti. Yakın arkadaşı Yavuz Bingöl’ün Kerem Alışık’la   Devamı...
YÖNETMEN DEĞİŞTİ
İNTERAKTİF LİNK
Hürriyet-Milliyet-Vatan gazetelerinden temin edilmiştir
Bülent Ersoy, kebap yemek gittiği Etiler'de makyajsız görüntülenince çok sinirlendi. Ayakligazete.com'un haberine göre, Bülent Ersoy aracın içinden inmeden şef garsonu bekledi ve spariş verdi. Sparişini beklerken kameraları gören Bülent Ersoy görüntülenmekten de rahatsız oldu. Sadece rimeli ve göz kalemi olan Ersoy'un kaşını çizmemiş olduğu da gözlerden kaçmadı.  Sanatçı sorular karşısında "Böyle fabrikasyon işlere cevap vermem" diyerek televizyon ekibini tersledi....



MİLYON DOLARLIK DAVALAR
ECE TEMELKURAN YAZIYOR
İŞTE BU YÜZDEN HAYIR
Futboldave basketbolda bazı takımlar zaman zaman bu taktiği uygularlar.
Amaç, rakip takımın oyununu bozmak, istediği futbolu sergilemesine engel olmaktır.

Tam saha pres”i kusursuz uygulamayı başaran takımlar çoğu zaman olumlu sonuç alırlar.
Bugün Türkiye’de yürütülen referandum kampanyasında iktidar partisi de aynı taktiği uyguluyor.
Hem de eşitliği bozacak yoğunlukta... 
Muhalefet partileri ile “Hayır” diyecek seçmene nefes aldırmıyorlar.
İktidar partisi “tam saha pres”i hemen bütün alanlarda yapıyor.
Kentler, ilçeler ve bütün sokaklar dev “Evet” afişleriyle dolu.
“Hayır” afişlerinin asılması çeşitli gerekçelerle engelleniyor.
Hemen tüm gazetelerde iktidar partisinin çarşaf çarşaf tam sayfa “Evet” ilanları insanların gözüne sokuluyor.  
Meslek kuruluşları, odalar, sivil toplum örgütleri, sendikalar, dernek ve vakıflar “Oyumuz evet” açıklaması için iktidar tarafından zorlanıyor.
Başbakan tarafsız kalmaya dikkat eden kurum ve kuruluşlara “Bitaraf olan bertaraf olur” diye tehditler yağdırıyor.
Bununla da kalmıyor “Şimdi susarsanız, yarın bize geldiğiniz zaman biz de susarız” diye işi şantaja kadar götürüyor.
Bunların dışında, devlet radyo ve televizyonlarında kampanya eşit olarak yansıtılmıyor.
Halkın vergileriyle ayakta duran devlet radyo ve televizyonları hükümet organı gibi yayın yapıyor.
Devamı...
Asena'nın tarihe geçecek gafı: "Salak olabilirim ama aptal asla olamam..."
Kim der veya nasıl der bilemiyorum ama birisinin artık Rasim Ozan Kütahyalı adındaki  gazeteciye (!) ""Dur" artık demesi gerektiğine inanıyorum. Yandaş olabilirsin, AKP yanlısı olabilirsin... Hiç bir sorun yok. Ne var ki tek sorun gazetecilik denen o kutsal mesleği bu kadar ayaklar altına alamazsın...  Bari ikide bir "Ben İzmirliyim" diye sözler etme. O bünye seni asla barındırmaz...
Kordon'da dolaşamazsın... Çünkü orada gerçek demokrat, insanlar vardır... Oradaki insanlara milyar versen hiç bir şeyini satmazlar. Editör/sc
Gülseren Onanç ile geçen hafta bir akşam yemeğinde buluştuk. Yaptığı çıkışa pek çok olumlu tepki aldığını söylüyor. Onu en çok mutlu edenlerden biri ise Hürriyet’te Latif Demirci’nin çizdiği karikatür olmuş. Karikatürde “yeni trend bu abi” diyen bir adamın üzerindeki tişört’te “Başbakandan korkmuyorum” yazıyor. Demirci’nin bu çalışması bir grup işkadınına ilham vermiş. Ve demişler ki “Biz bunu gerçekten tişört haline getirip niye giymiyoruz üzerimize..”

Sibel Can bir türlü kurtulamadığı fazla kilolarının bir bölümünü de kuliste alıyor.. Can kulisinde 10 adet kutu diyet kola, beyaz peynir ve gözleme olmadan sahneye çıkmıyor. Havlu ve bronzlarını ise kendisi getiriyor... Kızı haksızda değil yani.

42 yaşındaki  Julia Roberts, bikinisinin içinde yaşına göre gayet düzgün fiziğiyle dikkat çekse de,
koltuk altlarını tıraş etmemiş oluduğu objektiflere yansıdı. Roberts koltuk altlarındaki tüyleri almadığını ilk kez 1999'da ünlü filmi Notting Hill'in galasında göstermişti. Son filmi Eat, Pray, Love'ın (Ye, Due Et, Sev) tanıtımından sonra soluğu  Devamı...
Devamı için   tıklayınız
GÜLLÜ ABLA'DAN
GÖZLEMESİZ  OLMAZ
GELENEKSEL...
"EMZİKLİ GAZETECİLER"
Sözcü Gazetesi yazarı Necati Doğru TRT'den milyarlar alarak iktidar sözcülüğü yapan gazetecileri açıklamış. Gazetenin internet sayfası olmadığı için buraya taşımak zahmetli oldu ama gerçekten değer. :) 4 Ağustos 2010 tarihli Sözcü Gazetesi'ni bulamayanlar için yazayım dedim. Tabii aşağıdaki yer alan isimlere tüccar magazincileri, internet sitesi sahiplerini de eklemek gerekiyor.. İşte Necati Doğru'nun yazısı Editör/sc
"Halk her 100 liralık elektirik faturası ödediğinde bunun 2 lirası TRT payı olarak kesiliyor. TRT devlet kurumu. Tarafsız olması gerekir. Fakat TRT'ye dışarıdan program yapan ünlü gazetecilerin hepsi, "referandumda evet  verilmesi" propagandası yapıyorlar. Bu anti-demokratik aymazlığa; Yüksek Seçim Kurulu da dikkat çekmiş. Gerekirse savcılığa başvururu uyarısı yapmıştı. CHP Milletvekili  Kemal Anadol da "TRT'ye dışarıdan program yapan ünlü yazarlara ne kadar para ödeniyor?" sorusunu meclise taşıdı…Fehmi Koru, Derya Sazak, Fuat Keyman,Mustafa Erdoğan, Taha Akyol, Mustafa Akyol, Ergun Babahan, Ekrem Dumanlı, Oral Çalışlar, Reşat Çalışlar, Ferhat Kentel, Beril Dedeoğlu, Berat Özipek, Mehmet Barlas, Mümtaz'er Türköne, Emre Aköz, İbrahim Kalın, Önder Aytaç, Tamer Korkmaz, Amberin Zaman"
" adlı gazetecilerin TRT programlarından tak tak kaç milyar aldıklarının açıklanmasını istedi.Ödenen halkın parası! Bu gazeteci arkadaşlar; bakanı beklemesinler, kendileri ne aldıklarını biliyorlardır, köşelerinde yazsınlar bekliyoruz. "

Artık adetten oldu... Son günlerde özellikle magazin dünyasında önüne gelen birbirine tazminat davası açıyor... Çıta ise bir hayli yüksek...1 milyon dolar.. Aşağısı kurtarmıyor çünkü. Oysa bu davaları açan avukatlarda gayet iyi biliyor ki, sonuç lehte bile olsa en fazla bir kaç milyar alacaklar... Avukatlık ücreti falan derken elde bir şey kalmayacak. Ha birde şu var..""Davayı kazanırsam şu hayır kurumuna bağışlayacağım" diye atılan yalan dolan laflar. Peki bu açılan davaların amacı nedir diye soracak olursak kestirmeden söyleyelim; Ekstraları azalmış olan sanatçı eskilerinin, mankenlerin medyada yer almalarını sağlamak. Buna tabii akıl danıştıkları kafaları örümcek tutmuş sözde magazincilerin alet olduğunu düşünürsek ortaya böyle bir tablo çıkıyor. Milyon doları rüyasında bile göremeyenler boş yere yargıyı meşgul ediyorlar. Sormak lazım, acaba milyon dolarlık tazminat davası açmak için adliyeye yatırmak zorunda oldukları harcı yatırabiliyorlar mı?
Fazıl Sayın twitter’de yazdığıArabesk yavşaklığından utanıyorumcümlesi üzerine başlayan tartışma vallahi beni baydı... Normalde ‘etliye sütlüye’ pek karışmayan Müslüm Gürsesin bile Fazıl Say’a atasözlü yanıt vermesini anlarım...
Çünkü arabesk müzik deyince akla ilk gelen isimlerdendir...
Ancak yıllardır yaptığınınarabesk müzikolmadığını altını çizerek vurgulayan veBenimki serbest çalışmalardırdiyen Orhan Gencebayın, “Arabesk yavşaklığından utanıyorum” sözlerine niye kızıp da Fazıl Say’a gönderme yaptığını anlayamadım.
Say, arabesk yavşaklığına kızıyor, ‘serbest çalışmalara laf etmiyor ki!
O zaman sormak gerekmez mi ‘Orhan Baba’ya, haniarabesk’ yapmıyordun, ‘serbest çalışmalar’dı seninkisi?

JÖLELİ YÖNETMEN TERÖR ESTİRİYOR
Evet bu fotoğrafa sadece bakın.. bu jöleli çocuk sadece gazetecilik ahlakını yerle  bir etmekle kalmamış, tarafsız yayın yapmasıyla bilinen ve milyonlarca kişinin izlediği bir kanalın başındaki kişi olarak  kurumunu da zor durumda bırakmıştır. Ben şahsen bu  arkadaş  kanalın başında olduğu  sürece televizyon kumandasındaki sıralamayı yeni baştan düzenledim.. Yani Habertürk kanalı artık   en son sırada yer alıyor. Tavsiye  ederim. Editör/sc
ARTIK YETER SACİT ASLAN...
Şimdi başlığa bakıp sakın höykürme istersen… Bir dinle…2.Sayfadaki programını haliyle  izledim. Sen olmasanda izliyorum ama söz konusu Sacit Aslan olunca daha dikkatli izledim. Söylediklerinin bir çoğunda haklısın kuşkusuz. Koskoca bir servetten çırak çıkartılmanın acısıyla kim olsa senin söylediklerini söylerdi. Üstelik hayatı boyunca agresif yapısı ile bilinen bir Sacit Aslan'dan daha başka bir söylem beklenmezdi. Ayrıca karşında iki tane güleryüzlü fiştikçi kız var.. Döküldükçe döküldün… Her zamanki yaptığın gibi. Aslında bu konuyu yazmayı düşünmezdim ama magazine konu olduğun için el mecbur ustad…Editör/sc
Gelelim empati konusuna… Rahmetli baban Fahrettin Aslan neredeyse ölüm döşeğinde senden bir ricada bulunmuş… "Sana bir 5 milyon dolar vereyim, başka bir şey isteme" demiş. Sende babanın bu arzusunu kırmamışsın. Bu gerçekten büyük fedakarlıktır. Ben olsam aynı şeyi yapar mıyım bilmiyorum… İmzayı atmışsın ve olay bitmiş… Yaklaşık 50 milyon dolarlık servetin-belki daha fazlası-  sana bir kırıntısı kalmış.Ne var ki rahmetli baban öldükten sonra durum değişmiş. Gazinocular Kralı'nın servetinden sana zırnık bile koklatılmamış.. İş mahkemelere falan düşmüş… Bu durumu artık bütün insanlar öğrendi. Yani sen hakkın olan paradan kendi isteğinle vazgeçmiş, kardeşin Mehmet Aslan'a vermişsin… Ölmek üzere olan bir babanın son isteğini yerine getirmişsin… İyi de yapmışsın…

Peki sonra neden bu parayı istiyorsun? Yıllardır neden bu paranın peşinde koşuyorsun diye anlamakta güçlük çekiyor insan. Bu devirde babası bile olsa 10 milyon doları bir kalemde silecek  adam zor bulunur.
Madem sen babanın hatırına attın o imzayı şimdi kalkıp 5 milyon doların hesabını yapma… Bunu yaparken de hem kendini hem soyadını yıpratma…  Devamı...
ETİK DEĞERLER NASIL OLUR
Geçtiğimiz günlerde  Müge ve Gülşen'in programını izlerken  gerçekten içim acıdı. Onlara değil tabii...  Gazeteci  arkadaşım Mustafa Deryahan'a. Bizim kuşaktan olmadığı   için o kadar iyi tanımam ama başarılı işler yaptığını biliyorum. İnanılmaz işler çıkardığını da.
Belli ki haksızlığa uğramış, incinmiş, gururu kırılmış.. Üstelik dürüst bir muhabir olarak bilindiği  için  manevi çöküntü içinde. Mehmet Ali Erbil'in, Şengül'e veya yönetime uyguladığı baskıda ortada. Hepsi bir tarafa bu tür baskılar yıllardır yapılır...Sen kıçını yırtarsın haber peşinde koşarsın, sonra telefon trafiği başlar senin haberin çöpe gider..Yapılacak bir şey yoktur. Bu sayfanın  altındaki genç magazinciler için yazdıklarımı dikkatle okursanız yıllar önce bu gibi durumlara değindiğimi görürsünüz.
"BU YAPTIĞIN AYIP KARDEŞİM"
Ekrem Dumanlı’ya açık mektup
Sevgili  Ekrem kardeşim...
Gazeteniz son günlerde var gücüyle “evet”e abanıyor. Çok görmüyorum, abanabilirsiniz. Hakkınızdır, tabii ki taraf olabilirsiniz.
Ama fakat lakin... “Hakkaniyetdediğimiz ölçüyü elden kaçırmamak koşuluyla...
Pazartesi günü gazetenizin verdiğiReferandumeki, bu ölçüyü kaçırdığınızın açık delili gibiydi. Ekin bir bölümündeReferandumda evet diyecek isimler”, bir bölümünde ise Referandumda hayır diyecek isimler fotoğraflarıyla yer alıyordu. Orhan Pamuk’tan Sezen Aksu’ya, Teoman’dan Rojin’e “evet” diyecek ünlüleri sayfaya özenle yerleştirmişsiniz. “Hayırdiyecekler sayfasında ise... Abdullah Öcalan, Doğu Perinçek, Osman Pamukoğlu, Tuncay Özkan, Seyfi Dursunoğlu (Huysuz Virjin), Haydar Baş, Kamer Genç gibi isimler yer alıyordu. Sevgili Ekrem kardeşim...  Bu ne kadar belden aşağı, ne kadar hilekârca, ne kadar çirkin, ne kadar bayağı, ne kadar yanıltıcı bir yansıtma biçimi...

NAZLI ILICAK ŞAŞIRDI MI?
Havuzlu villa tartışması biraz gerilerde kaldı ama, haberi yeni duydum. Kemer Country'de oturan bir dostum söyledi. AK Partili Eyüp Belediye Başkanı, iddiaya göre, o sitede 1.5 milyon dolara havuzlu bir villa almış.

Şu anda tadilatı yapılıyormuş. Kimsenin malında gözümüz yok fakat başbakanın "Kısıklı'daki villada kirayla oturuyorum" diye açıklama yapma lüzumunu hissettiği bir ortamda, AK Partili belediye başkanının İstanbul'un çok lüks bir semtinde gayrimenkul edinmesi tuhafıma gitti.

Üstelik AK Parti'den pek fazla hazzetmeyen bir muhitte bu villayı almış. Şaşkınlığım bu yüzden daha da arttı. Acaba Kemer Country'nin Eyüp Belediyesi'ne bağlı olması mı ona cazip geldi?

Sabah Gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak herkesin bildiği gibi bütün yazılarında ve Tv programlarında kayıtsız şartsız AKP iktidarını ve Recep T. Erdoğan'ı cansiperane bir şekilde savunur. Savunmakla kalmaz öyle akıl tutulması fikirler ortaya atar ki, şaşırırsınız. Ancak bu kez  oruç nedeni ile olsa gerek, AKP'li Belediye başkanının Havuzlu villasını yazdı. AKP'lilerden nasıl tepki aldı bilemeyiz ama iyi bir zılgıt yediği muhakkak.  Editör/sc
TRT AKP iktidarı ile birlikte tekrar eski  alışkanlıklarına  döndü. Hoş eskiden de gerek müzik, gerekse kıyafet anlamında akıl almaz uygulamaları vardı ama bu tutum genel müdür İbrahim Şahin zamanında had safhaya ulaştı. Konu şudur; Zeynep Mansur "Çeyiz" adlı programa çağrılır ve kulağına fısıldanır; "Geleneksel giyin" Zeynep'in anladığı geleneksel giyim tarzı ise mümkün olduğu kadar dekolte olmamaktır. Öyle de yapar. Şalvar giyinip gelecek hali yoktur kuşkusuz. Kaldı ki o programda Zeynep gibi giyinen bir çok sanatçıya yer verilmiştir. Ayrıca Zeynep Mansur Ramazanda  soyunup dökünerek ekrana çıkmayı düşünecek kadar akılsız bir kadın değildir. Gelelim yukarıdaki fotoğrafa... Zeynep'in gelenekseli budur TRT'ciler. Gözünüz gönlünüz açılsın.  Editör/sc
ERKEK HUZUR İSTER
Peki adam onun hayatına girmeyi başardı, şimdi kalmak için ne yapmalı? ışte yanıtı: “Onun ne kadar önceliğiyim, bu sorunun cevabı çok önemli. Beni hayatının neresinde tutuyor? Bir şey olduğunda önce ‘sen’ diyebilmeli. Çünkü onunla berabersem, ona aşığım ve o benim önceliğim olmuş demektir.”  “Bir erkek sende ne bulduğu için senle kalır?” sorusu karşısında uzun süre düşünüyor. Kendine hiç o gözle bakmadığı belli. Mahçup bir tonda yanıt veriyor: “Erkek, bir kadında huzur bulmak isterDevamı...
Bu arada asıl söylemek istediğim şudur. Müge Dağıstanlı ve Gülşen Yüksel'in, belkide bir çok kişiyi karşılarına almak uğruna Mustafa'yı programlarına konuk etmeleri, onun kırılan yüreğini bir parça olsun onarmaya çalışmalarıdır. 
Bir çok konuda onları eleştirebilirim belki ama bu yaptıkları gerçekten harika bir şeydir. Tabii aynı zamanda program yaptıkları kanalında bu durumla ilgili sağlam duruşu önemli. Eğer arkanızda çıkar ilişkilerine dayalı naylon bir Tv kanalı varsa bunu yapamazsınız... Yaptırmazlar... Tıpkı Sabah Grubu'nun yaptırmadığı gibi...
Şimdi Mustafa gibi dürüst bir adamı tazminatsız kapı önüne koyan bir anlayışı  gözler önüne serdikten sonra başka şeylere de bakalım isterseniz... Bu adam kendisine defalarca rüşvet teklif edildiği halde hiç birisini kabul etmemiş.

Onca başarılı işin bir kaçından böyle bir ahlaksızlığı kabul ederek para alsaydı, bugün televizyona çıkıp hasta annesi ile küçük kızını konuşmazdı. O görkemli magazin dünyasının içinde bazıları gibi deklanşörlerini konuşturup, sonrasında çektiği fotoğrafları makinesiyle birlikte onbinlerce dolara satan bir çokları  gibi keyfine bakardı... Kimse de onu kovmaya cesaret edemezdi...Şimdi etik değerlere düşkün arkadaşlarım; eteğinizde ne varsa dökünde bildiklerinizi açıklayın...
Bu işler öyle kulaktan kulağa  fısıldama ile olmuyor. Bildiğin emin olduğun bir şey varsa açıklayacaksın.. Tabii bunu açıklamaya cesaretin varsa... İşsiz kalan Mustafa'nın kaybedecek bir şeyi yoktu belki. Hesap kitap yapmadan herşeyi söyledi... Ancak onun bu söylediklerini ekranlara taşıyan Müge ve Gülşen' Yüksel'i de bir kez daha kutlamak gerekiyor...
Hadi bakalım sıra sende şimdiEditör/sc
SEN HİÇ ORUÇ TUTMADIN Kİ
DAHA İYİ SEKS İÇİN 10 İPUCU
Bakın beyler, eğer siz magazin basınının eline malzeme verirseniz onlarda haliyle yazacaklar.  Başarılarınızı yazarken, göklere çıkarırken mesele yok. Ancak kamuoyunu yanlış bilgilendirdiğinizde ise başınızı önünüze eğeceksiniz. Coşkun Sabah, Hürriyet'ten Sinem Vural'a bir röportaj vermiş, bakalım ne demiş ; "Sıcaklar yüzünden Allah’ın affına sığınanlar çoğunlukta... Açıkçası ben de zorlananlardanım, çünkü ramazan konserlerim var. ıftar sonrası konsere çıkıyorum ve iftar yapıp sahneye çıkmak kötü oluyor. " böyle devam ediyor röportaj Dileyen okuyabilir.

Coşkun'u 1984 yılından buyana   tanıyorum.. Defalarca röportajını yaptım.. Evine girip çıktım.. Hatta  Askeri birliğine bile Özcan  Selçuk yarbay ile beraber teslim ettik... Demem o ki çok iyi tanıdığım birisi.. Ayrıca çok ta sevdiğim bir insan....  Coşkun dobra da konuşan bir adam... Ee o  zaman neden doğruyu konuşmazsın be arkadaşım... Neden hayatında hiç oruç tutmadığın halde"Oruç tutmakta zorlanıyorum" dersin...  Bırak beni, kim inanır buna. Eğer bu söyleminle birilerine şirin görünmek istiyorsan, bir defa bu sana yakışmaz ve ihtiyacında yok zaten... Eğer sıcaklar yüzünden oruç tutamayan arkadaşlarını kastediyorsan kendini araya katmayacaksın.

Ne var ki Ramazan ayı geldiğinde Coşkun'un verdiği röportajlara benzer  bir çoğunu diğer sanatçı adayları da verir. Oruçlu olmadıkları halde iftar yemeklerinde boy gösterenlerini mi  sorarsınız... Yoksa iftara gelmeden önce  rakısını içip ağzını maydanozla dolduranları mı.... Tanık olduğum onlarca  buna benzer durum vardır... Ünlü ve mütedeyyin geçinen, iftar sofralarının baş konuğu olan bir türkücüyü kuliste içki içerken gördüğümde bana "Aman aramızda kalsın heyecandan içiyorum" demişti.. Böyle dediği içinde aramızda kaldı zaten... Yine ünlü bir sanatçıyla birlikte iftar yemeğine gidiyorduk. "Ya ben gelmeyeyim oruç tutmuyorum ki" dedim... Cevabı aynen şu oldu: "Ben sanki tutuyorum ama ne yapalım belediye  başkanı da orada gideceğiz." İnanın bu örneklerin hepsini yazarsam günlük gazeteye tefrika olur...

Ya arkadaşsana kimse  oruç tutar mısın, ibadet eder misin diye soruyor mu? Üstelik yapmadığın bir şeyi neden yapmış gibi görünmeyi tercih edersin... İbadet, Tanrı ile kulun arasında kalması gereken çok özel bir şeydir... Israrla soran olursa da kibarca geri çevirirsin soruyu. Tabii bu arada mezarlık ziyaretlerine, Eyüp Sultan'lara kameralarla giden bu zevatın aksine, mütedeyyin, modern, ibadetini afişe etmeyen sanatçılarımız da. var... Kesinlikle onları tenzih ediyorum.

Doğrusunu isterseniz özellikle Ramazan aylarında yapılan bu ikiyüzlülükleri çoktan beri yazmayı düşünüyordum... Ne yapalım piyango Coşkun Sabah'a çıktı. Belkide içlerinde en az günahsızı odur.

Böyle dediği içinde aramızda kaldı zaten... Yine ünlü bir sanatçıyla birlikte iftar yemeğine gidiyorduk. "Ya ben gelmeyeyim oruç tutmuyorum ki" dedim... Cevabı aynen şu oldu: "Ben sanki tutuyorum ama ne yapalım belediye  başkanı da orada gideceğiz." İnanın bu örneklerin hepsini yazarsam günlük gazeteye tefrika olur...

Ya arkadaşsana kimse  oruç tutar mısın, ibadet eder misin diye soruyor mu? Üstelik yapmadığın bir şeyi neden yapmış gibi görünmeyi tercih edersin... İbadet, Tanrı ile kulun arasında kalması gereken çok özel bir şeydir... Israrla soran olursa da kibarca geri çevirirsin soruyu. Tabii bu arada mezarlık ziyaretlerine,Editör/sc .. Devamı...
ASENA'NIN GAF'I
NEDEN "HAYIR" DİYECEĞİM
1) Önceleri sürekli dokunulmazlıkları kaldıracaklarını söyledikleri halde, dokunulmazlıkların d'sine bile dokunmadıkları için... 
2) Yargı bağımsızlığının olmadığı yerde özgürlük olmayacağı için...
(Yüksek mahkemelerde görevli hakim ve savcıları iktidar olan kişiler seçecek öyle mi?)
3) Bu durumda ileride Allah göstermesin olur da mahkemeye işim düşerse, AKP'li hakim ve savcılarla daha baştan 'yanlı' bir durum yaşayacağım için...
4) Başbakan'ın 83 yıl önceki  Dersim isyanının hesabını şimdiki CHP'den sormasını gülünç bulduğum için...
5) 'Gerekirse ölüler bile oy kullanmalı' diyerek 'evet'e davet eden Fethullah Gülen'e inat 'hayır' diyen aklıselimlerin olduğunu göstermek için...
6) ABD'nin Türkiye'deki eksen kaymasının derecesi üzerine yaptırdığı araştırmalara inat, o eksen kaymasını önleyebilmek adına bir şey yapmak için...
7) Söz konusu anayasa paketinde iktidarın işine yarayacak maddelerin dışında emekçiler ve sanatçılarla ilgili hiçbir madde olmadığı için...
8) Tanrı bile insanlara günah işleme özgürlüğü tanımış, özgürlük için yapmayacağım hiçbir şey olmayacağı için...
9) Herkesin hoşuna gidecek maddelerin arasına, okuduğunu anlayan hiç kimsenin kabul edemeyeceği iki maddeyi gizledikleri ve ne yapmaya çalışıldığını gördüğüm için...
10)12 Eylül mağdurlarını referandum politikalarına meze etmelerine sinir olduğum için. (12 Eylül anayasasının değişmesini isterim elbette ama yargı özgürlüğünün gitmesiyle her şeyi yitirmek pahasına değil.)
Başak Sayan, sadece iktidarla ters düşmemek ve işlerinin tıkırında gitmesi için birbiri ardına "Evet" diyeceğini söyleyen sözde sanatçı ablalarını ve ağabeylerini şaşırttı. Üstelik neden hayır diyeceğini, mantıklı ve araştırmacı bir yaklaşmla tek tek sıralayarak. Ayrıca sadece çıkarlarını düşünerek sırf 12 Eylül'ün intikamını almak için bu pakete evet diyeceklerini söyleyen 3-5 eski kaşar solcuya da adeta ders vererek.. Doğrusunu isterseniz Başak Sayan'dan böylesine ayakları yere basan bir "Hayır" beklemezdim. Helal olsun.  Editör/sc
BAŞAK SAYAN
ONA AŞIK OLABİLİRDİM
Muğla'nın  Datça İlçesi'nde, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla düzenlenen, ‘Uluslararası Datça Sinema ve Kültür Festivali' açılış töreni ile başladı. 3- 9 Eylül tarihleri arasındaki festivalin açılış gecesinin onur konuğu olan Türkan Şoray, soru üzerine deYılmaz Güney ile film çevirseydim herhalde ona aşık olurdumdedi.

"GENCEBAY'A YAKIŞTIRAMADIM"
Yılların magazin gazetecisi Ali Eyüboğlu da "Yavşak" polemiğine takıldı. Ancak Eyüboğlu'nun kafasının takıldığı konu, serbest çalışmalar yaptığını her fırsatta söyleyen Orhan Gencebay'ın, Arabesk  müziğe sahip çıkarak, "Fazıl Say reklam yapıyor" demesiydi. Ali Eyüboğlu'nun yazısının tamamını okumak için tıklayınız.

Özcan Deniz'le olan ilişkisinin inişli çıkışlı olduğunu söyleyen Fahriye Evcen "ne olacağını kestirmem çok  zor"  şeklinde konuşuyor.
Sevgili Ekrem kardeşim... Hayırdiyenleri Doğu Perinçek, Tuncay Özkan, Huysuz Virjin, Osman Pamukoğlu, Haydar Baş gibi isimlere indirgeme gayretindeki desiseyi ve kurnazlığı fark etmeyecek kadar aptal değiliz. Hadi bunu geçelim. Amahayırdiyenleri, küçük köylü kurnazlıklarına başvurarak . Devamı...
MÜZİK SEKTÖRÜNÜ TIKAYANLAR
İçinizde albümü olan klip çekemeyen ya da klip çekip de Kral TV de ya da başka müzik kanalında yayınlatamayarak sesini duyuramayan birçok kişi var.
Bir müzik videosunun kısa bir süre içinde yayınlanması 60 bin dolarınız olması gerekiyor. Evet yanlış duymadınız. 60 bin dolarınız varsa klibinizi çeker parasını ödeyerek bazı kanallarda yayınlatırsınız. İşte bu yüzden yeni yetenekler yeni sanatçılar çıkmıyor ya da kalıcı olamıyor bunu bu yüzden daha iyi anlıyor olmalısınız.
Müzik sektörünü tıkayan paran varsa yayınlatırsın anlayışına çok acil bir son verilmesi gerekiyor. Haydi, paran var yayınlatmak istiyorsun bu kez farklı farklı senaryolar ortaya çıkıyor.

Tuğba Ekinci ne söylemiş neler anlatmıştı önce bir hatırlayalım. Haldun Atılar, şarkıcı Tuğba Ekinci'ye akşam yemeğine çıkma teklifi etmiş. Ancak Tuğba Ekinci, Power Türk TV Genel Müdürü Haldun Altılar'ın akşam yemeği teklifini reddetmiş. Bu durumun ardından Haldun Atılar, Tuğba Ekinci'nin, Nazan Öncel'le düet yaptığı şarkısı "Yanma Demezler" her yerde bangır bangır çalarken Power Türk TV'de yayınlanmasına ambargo koymuş. Tuğba Ekinci'nin kendisini defalarca aramasına rağmen gerekçe olarak sadece 'Kuruldan geçmedi' demiş.Tuğba Ekinci'nin müzik listelerini alt üst ettiği ve her yerde çalan beğenilen şarkısı "Yanma Demezler" Power Fm'de sürekli çalıyor ancak TV'de kuruldan geçmedi gerekçesiyle yayınlanmayan şarkı ilginç bir şekilde radyoda kuruldan geçmiş. Power'ın radyosunda çalan şarkının klibinin, televizyonda gösterilmemesi hayli ilginç tabii.

Gazeteci Burhan Akdağ'ın iddiaları gündemi bir hayli sarsacağa benziyor

Türkiye'nin ilk müzik kanalı Kral TV'de bile zaman zaman buna benzer olaylar yazıldı çizildi. Özellikle TMSF'nin kontrolünden geçtikten sonra Kanal adeta devletin malı deniz yemeyen keriz mantığında yönetildi durdu. Birçok kişi görevinden alındı, Hatta Gezegen Mehmet (Mehmet Akbay) görevinden alınanlardan birisiydi. Şimdi neden alındıklarını tekrar etmeme gerek yok. Nedense bir süre sonra Gezegen Mehmet tekrar Kral TV'nin başına tepeden paraşüt ile indi. Ne de olsa arkasında kapı gibi Başbakan Tayyip Erdoğan vardı. Kral TV satıldı, Gezegen Mehmet yine kanalın başında. Başarılı olabilir, gerçekten iyi bir televizyoncu olabilir ancak Kral TV'nin yaşadığı kan kaybına bakarsak hiç de göründüğü gibi değil.  Aklı başında bir patronun böyle başarısız bir yöneticiyi bir dakika dahi masasında oturtmaması gerekiyor. Ne denli başarılı olduğu ulusal formatından, uydudan yayın yapan bir kanal statüsüne geçmesinden zaten belli oldu. Bir şekilde Tayyip Erdoğan'ın isteği ile kaldığı için kimse yerinden kıpırdatamıyor. Ne yazık ki müzik dünyasında bir çok sanatçı Gezegen Mehmet'in uygulamalarından rahatsız, özellikle genç sanatçılar paralarını ödeyeceklerini belirtmelerine rağmen kliplerinin sudan sebepler ile çevrilmesi genç sanatçıları sıkıntıya sokuyor

Devamı için tıklayınız
BURGER KİNG SATILDI
Konuya yakın kaynaklardan edinilen bilgiye göre, satın almanın maliyeti 3.26 milyar dolar olacak. Anlaşmanın büyüklüğünün borçlarla birlikte 4 milyar doları bulacağı bildirildi. Burger King’in alıcıları arasında İngiliz 3i Group’un da adı geçiyordu.Satın alma işleminin bu yılın son çeyreğinde tamamlanması bekleniyor. Satış haberinin ardından Burger King’in hisseleri yüzde 24 oranında değer kazanarak 23.50 dolara yükseldi. Piyasa değeri yaklaşık 2.3 milyar dolar olan Burger King, dünya çapında 75 ülkede 12 binden fazla noktada faaliyet gösteriyor.
Brezilyalı üç işadamı alıyor
Borsaya 2006 yılında açılan Burger King, 2002 yılında Diageo PLC şirketinden TPG Capital LLC, Bain Capital LLC ve Goldman Sachs Capital Partners liderliğindeki bir konsorsiyum tarafından 1.5 milyar dolar karşılığında satın alınmıştı. Rakibi Mc Donald’s ile rekabette geride kalan, krizden olumsuz etkilenen Burger King geçen hafta, 2010 mali yılı içerisinde küresel satışlarında yüzde 2.3 gerilediğini bildirmişti.

ARTIK YETER
Haftalık SÜRMANŞET gazetesinin yazdığı habere göre Yiğit Bulut'un giderek AKP'ye olan yakınlığını kanalın politikasına taşıması Fatih Altaylı ile aralarının açılmasına neden olmuş. Bulut'un kanal içindeki  garip uygulamaları ise bütün çalışanlarının dilinde.
'SENDE Mİ UŞAKSIN ?'
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan’ın, bir zamanlar Turgut Özal içinABD’nin uşağıdediğini anımsatarak, “Şimdi Özallı afişler bastırıyor. Peki Recep Bey, sen de uşak mısındiye sordu. Kılıçdaroğlu Bolu, Düzce, Sakarya ve Kocaeli’ndeki mitinglerde özetle şunları söyledi:  RAHMETLİ Özal için, ‘Biz Özal’ın devamıyızdiyor. Oysa 5 Ocak 1991’de ‘Şu anda Türkiye’nin başında olanlar, ‘Biz baba değiliz’ diyor. Özal da öyle söylüyor. Bunlar baba değil ama uşak, Batı’nın, ABD’nin uşağı. ‘Uşaktan baba olmaz’ diyordu. Şimdi Özallı afişler bastırıyor. Peki Recep Bey sen de uşak mısın?

Bunların düzeni ‘Rabbena hep bana’ düzeni. Vatandaş mı, hiç önemli değil. Açlık yoksulluk umurunda değil. ‘Tek padişah ben olacağım diyor. Ama biz, ‘Rabbena hep bana’ düzenini yıkacağız. İslam da israf haramdır değil mi? Adama demezler mi; Allah gözünü doyursun ne istiyorsun bu milletten?’ Havuzlu villanda git otur, milletin düş yakasından. Bunu siz diyeceksiniz. 12 Eylül’de bir ders vereceksiniz, sesini AB de ABD de duyacak.
Allah’ı kullanıyor
İftar çadırlarında oruç açıyor vatandaşlarımız, karşılarına ‘Evet’ çıkıyor. Bunlarda utanma, arlanma, Allah korkusu var mı, yok. Bari kuldan utanın. Her şeyi sömürür bunlar. Telefonlar dinleniyor, baskı yapılıyor, iftar, din, iman kullanılıyor. Allah’ı peygamberi kullanıyorlar, bir dönüp bakıyoruz, köşeyi dönüyorlar. Allah iman, yukarı çıkınca, han hamam! Yetki verin bunları maskelerini indireceğim ben. Recep Bey diyor ki, şu ana muhalefet partisinin başkanı meydanlarda Anayasa’dan  Devamı...
Recep Bey diyor ki, şu ana muhalefet partisinin başkanı meydanlarda Anayasa’dan bahsetmiyor. Her yerde söyledim, şimdi Kocaeli’de söylüyorum. Recep Bey kendine güveniyorsan, adam gibi adamsan, yüreğin varsa istediğin televizyon kanalına gel karşıma çık diyorum.


SENDE ALLAH KORKUSU VAR MI?
TUFAN TÜRENÇ YAZIYOR
Haberin tamamı  için  tıklayınız
EVREN İÇİN NE DEMİŞLERDİ
Mustafa Sandal: “Eminim çok başarılı olur. Çok karizmatik bir insan. Aynı sahneyi paylaşmak isterim.” Nasıl yanıt ama! Ya Orhan Gencebay’ın cevabını duymak ister misiniz? Bakın ne buyuruyor Orhan Abimiz: “Sanat yelpazesindeki duyarlılığı görüyoruz. Resim yaptığı için sanatçılık yönü zaten var.”Nilüfer de ondan aşağı değil. Bakın ne buyuruyor: “Kenan Evren’in sözlerini sevinerek öğrendim. Kendisi resim yaptığı için zaten sanatçı. Sanatçı sonradan olunmaz, doğulur. Kendisi herhalde sanatçı ve asker olarak doğmuştu.”



1994 yılında "Şarkıcı olmak isterdim diyen Kenan Evren'e bugünün "Evet" çi sanatçıları bakın ne cevap vermiş.. Her iktidar döneminde fikirleri değişen bu sanatçı taifesini ibretle okuyun ve daha sonra  ister sevin ister sevmeyin. Devamı...


TOKAT  OLAYI
Hande Ataizi "Bu tokat olayından sonra hayata bakış açım değişti, artık her şeye daha pozitif bakıyorum..." (Sevda Demirel'in canlı yayında tokadını yedikten sonra...)


NASIL KAPANDI
Bir dönem Ankara’da lokanta açmıştım. Lokanta fikri çocukluğumdan beri vardı. Ama işin başında durmayınca başarılı olma şansı yok. Çok kazık yedim orada. Sormayın. Her gün bonfileler .. Devamı...